1. Petrol Piyasası: Arz Artışı ve Fazla Stok Endişeleri

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2025 yılı için petrol arzının, OPEC+ üyesi ve üye olmayan üreticiler (örneğin ABD, Kanada, Brezilya, Guyana) tarafından tahmin edilen düzeyden daha hızlı artacağını açıkladı. Ajans, arzın 2025’te yaklaşık günlük 2,7 milyon varil, 2026’da ise 2,1 milyon varil artış göstereceğini öngörüyor. Talep tarafında ise 2025 için büyüme beklentisi, önceki tahminlere göre sadece 60.000 varil/günluk yukarı revizyonla ~740.000 varil/gün seviyesinde.

Bu durumun beraberinde getirdiği önemli endişe: stokun fazla kapasiteye doğru ilerlemesi. Özellikle yılın ikinci yarısında taleple arz arasındaki açığın büyümesi, yağ stoklarında artışa, fiyatlarda baskıya neden olabilir. Ancak birkaç ülkenin jeopolitik gelişmeleri (örneğin olası yaptırımlar, sevkiyat kesintileri) arz üzerinde ters yönlü baskı yaratma potansiyeli taşıyor.


2. Teknoloji Hamlesi: Oracle’dan AI Rüzgarı

Oracle hisseleri ABD’de ciddi yükseliş gösterdi; hisse değeri tek günde yaklaşık %36 artarak şirketi, yıl içindeki önemli kazançlara taşıdı. Bu sıçrama büyük ölçüde Oracle’ın AI (yapay zekâ) kullanımındaki genişleme vaatlerinden kaynaklanıyor bulut altyapısı, büyük hesaplama anlaşmaları ve OpenAI ile yapılan büyük hacimli sözleşmeler bu dönemde öne çıkan başlıklar.

Asya piyasalarında bu etki dalgası görülüyor: Japonya, Güney Kore, Tayvan borsalarında teknoloji hisseleri güçlü yükseliş kaydederken, yatırımcılar Oracle’ın kazançlarını AI geleceği bakımından bir işaret olarak değerlendiriyor. Avrupa piyasalarında ise bu tür yükselişler daha sınırlı kalıyor, çünkü yatırımcılar ECB’nin faiz politikası ve bölgedeki enflasyon baskısı gibi riskleri daha baskın görüyor.


3. Küresel Tahvil Piyasasında Borç Düzeyi Kaygıları

G7 ülkeleri başta olmak üzere birçok gelişmiş ekonomide kamu borç seviyeleri ve bütçe açıkları piyasa aktörleri tarafından yeniden odak noktası oldu. Özellikle Fransa’da siyasi belirsizlikler, Başbakan’lık değişimi ve mali baskılar nedeniyle tahvil getirileri yükselişe geçmiş durumda. 30 yıllık tahvillerde gözlemlenen yükseliş, borç sürdürülebilirliği ve kredi notları açısından potansiyel riskleri işaret ediyor.

İngiltere’de de bütçe açıkları ve yüksek enflasyon nedeniyle borçlanma ihtiyacı arttıkça, devlet tahvillerine talep baskısı ve getirilerde yukarı yönlü hareketlenmeler görülüyor. ABD’de ise yeni mali düzenlemeler ve bütçe teklifleri, borç büyüklüğünü daha da artırma potansiyeline sahip görülüyor; bu durum ABD hazine tahvilleri üzerinde bir nevi “risk primi” trendini besliyor.


4. ABD Ekonomisi: Enflasyon, İşgücü ve Piyasa Tepkisi

  • Enflasyon: Ağustos ayında ABD’de yıllık TÜFE yaklaşık %2,9 düzeyinde gerçekleşti. Bu, Temmuz ayından hafif yükseliş gösterse de birçok ekonomist beklentilerle uyumlu. Çekirdek enflasyon (gıda ve enerji hariç) ise benzer seviyelerde ve istikrar kazanmaya yönelik işaretler veriyor.
  • İşgücü verileri: İşsizlik başvuruları son haftalarda artış gösterdi. Özellikle haftalık işsizlik başvuruları, yaklaşık 263.000 ile son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. Bu durum işgücü piyasasında yumuşama beklentilerini destekliyor. Aynı zamanda ücret baskısı, kira ve gıda fiyatları gibi kalemlerdeki artış ile birlikte enflasyonun bazı bileşenleri üzerinde yukarı yönlü baskı var.
  • Piyasa tepkisi: Veriler sonrası ABD’de tahvil getirileri bir miktar düşüş gösterdi; hisse piyasalarında özellikle teknoloji ve tüketim sektörü hisseleri nedeniyle pozitif bir yönelim oldu. Altın fiyatları da enflasyon ve faiz indirimi beklentileriyle destek buldu.

5. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Kararı ve Bölgesel Görünüm

ECB’nin 11 Eylül’de yaptığı toplantısında, ana faiz oranları değiştirilmedi. Mevcut durumda mevduat, refinansman ve marjinal kredi tesis faizleri sırasıyla yaklaşık %2,00, %2,15 ve %2,40 seviyelerindeydi.

ECB’nin yeni projeksiyonlarında:

  • 2025 için büyüme beklentisi %1,2 olarak revize edilerek, önceki tahmine kıyasla yukarı çekildi.
  • Enflasyon görünümü ise başta enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon olmak üzere, 2025’te yaklaşık %2,1, 2026’da %1,7, 2027’de %1,9 civarında tahmin ediliyor. Eşlik etmeyen bileşenlerde (enerji & gıda) değişkenlik olabileceği vurgulanıyor.

ECB’nin mesajı: “Politika yumuşaması için erken” ancak önümüzdeki ekonomik verilerin yönü, olası ayarlamaları şekillendirecek. Piyasa aktörleri için dikkat edilmesi gereken başlıklar: enflasyon baskısının kalıcılığı, hizmet sektörü talebindeki canlılık, enerji fiyatlarının etkisi.


6. Altın ve Diğer Güvenli Varlıklar: Talep Hâlâ Yüksek

Altın ons fiyatı yaklaşık $3,632–3,650 arasında seyretti ve bazı anlarda önceki rekor seviyelere yaklaştı. Özellikle ABD’de enflasyon göstergelerinin piyasaya sürpriz yapmaması, faiz indirimi beklentilerinin yeniden güçlenmesi ve jeopolitik risk algısının korunaklı liman arayışını canlı tutması, altına olan ilgiyi artıran faktörler arasında.

Diğer değerli metaller ve emtia (bakır, petrol dışı madenler) tarafında ise arz-talep dengesi ana belirleyici; özellikle Çin’in stok alım aktivitesi ve yenilenmiş altyapı projeleri maden talebini destekleyici sinyal veriyor. Bununla birlikte metal fiyatlarında oynaklık görülüyor.


7. Hindistan ve Gelişen Piyasalar Dinamikleri

Hindistan borsaları, ABD ile ticaret ilişkilerindeki iyileşme umuduyla yükseliş trendinde. Nifty50, Sensex gibi endeksler bu doğrultuda değer kazandı. Yabancı yatırımcıların ABD-Hindistan ticaret diyaloglarına dair olumlu beklentileri ve küresel ekonomide büyüme sinyalleri, yatırımcı güvenini artırıyor.

Diğer gelişen piyasalar açısından riskler; para birimlerindeki volatilite, yüksek küresel faiz ortamı, enerji ithalatçıları için petrol fiyatı baskısı ve lojistik/ticaret hatlarında yaşanan kesintiler. Bu unsurlar büyüme beklentileri üzerinde baskı unsuru olabiliyor.


8. Küresel Borç ve Bütçe Riskleri

Artan kamu borç seviyesi, bazı G7 ülkelerinde kredi notu ajanslarının dikkatini çekmiş durumda. Fransa örneğinde siyasi istikrar kaybı, bütçe açıklarının artması ve tahvil getirilerinin yükselişi, piyasa tedirginliğini artırıyor. İngiltere’de benzer şekilde vergi düzenlemeleri ve enflasyonla mücadele tedbirleri hükümetin mali alanını zorluyor. ABD’de borç büyüklüğü ile yeni mali harcamaların bütçe üzerindeki etkisi tartışılıyor. Japonya’da ise tahvil ihale taleplerinin zayıflaması ve bankalarının uzun vadeli borçlanma maliyetinin yükselmesi dikkat çekiyor.


9. Önümüzdeki Günlerde İzlenecek Başlıklar

  • ABD’de karşımıza çıkacak üretici fiyat endeksi (PPI) ve tüketici güveni gibi öncü göstergeler, Fed politikasının yönünü daha net belli edecek.
  • ECB’nin toplantı sonrası basın toplantısı ve ekonomideki enerji-gıda fiyatlarının seyrine dair ayrıntılar, Avrupa’da enflasyon ve büyüme deterministliğini sağlayacak.
  • Çin’in emlak ve konut sektörü politikalarındaki ek gevşeme ya da sıkılaşma adımları, Asya’daki emtia talebi açısından kritik.
  • Borçlanma maliyetleri ve küresel tahvil piyasasında gelişmeler; özellikle G7 ve yükselen gelişmiş ülkelerdeki kredi risk primleri.

YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.

© 2025 Finleva. Tüm hakları saklıdır.

Yorum bırakın

finleva – finans okur yazarlığı

Finleva’ya hoş geldiniz finans dünyasında güvenilir bilgiye ulaşmanın en kolay yolu!
Biz, ekonomi analizleri ve finansal okuryazarlık konularında sizlere net, anlaşılır ve güncel içerikler sunuyoruz.

Blog yazılarına göz at.